Dil Öğretirken Kültürü de Öğretmeli mi?

Her ne kadar Facebook platformu “orta yaş üstünün gözdesi”, “çöplük”, “yaşlı amcalar hep çevrimiçi” gibi yakıştırmalarla anılsa da meslek veya hobi grupları için Facebook kullanan birçok kişi tanıyorum. Geçenlerde işte öyle bir İngilizce Öğretmenleri Grubu’nda şöyle bir soru sordum:

Bu konu ne zamandır aklımdaydı ancak geniş bir kitleye sorma fırsatım olmamıştı. Tahmin edileceği üzere öğretmenlerden bazıları:

“Ben ısrarla bu şekilde öğretiyorum ilk dersten itibaren, biraz zor oluyor yanlışı düzeltmek ama zamanla oluyor.”

“Ah, ilk zamanlarda söylüyorum ama sonra pes ediyorum.”

“Soyadım o kadar korkunç ki demesinler bana öyle gülünç olur,” derken “tiçır demelerine hiç takmıyorum, doğru cümle kursunlar yeter bana.”

“O kadar sorun varken kafanıza bunu mu taktınız,” “Bu, Türk kültürünün İngilizce’ye yansıması,” “Mr. dese ne değişecek, teacher dese ne değişecek,” “Bir gün böyle bir paylaşım yapacak kadar rahat bir kafam olsun istiyorum,” “Neden Avrupa’daki kullanımıyla bire bir olsun ki..”

Hatta bir hocamız “Mr, Mrs” gibi hitapların AB yasalarınca kadını evli bekar diye ayırdığı için kalktığını söyledi. Mesleklerde de mesela, iş adamı (businessman) yerine iş insanı (businessperson) kullanmak gibi. AB yasaları hakkında bir şey bulamadım ama dileyen Gender-Neutral Language in the European Parliament adlı belgeyi inceleyebilir. Şimdilik, konumuz bu olmadığı için geçiyorum.

Tartışma “öğrenciler bize nasıl hitap etmeli” diye başlamış olsa da aslında temelde soru şu: “Dil öğretirken kültür de öğretilmeli mi” yoksa bazı farklılıklar görmemezden mi gelinmeli?

Doğru yanıtı olmayan bir soru elbette. Bir İngilizce öğretmeni olarak zaman zaman arada kaldığım bir mesele. Örneğin; İngilizce konuşulan ülkelerdeki yemek ve temizlik gibi kültürlerden bahsedilmeli mi? Misal, İngilizler için başlı başına ayrı bir olay olan küvet banyosu (bath) ve duş (shower) arasındaki fark söylenmeli mi? Cadılar Bayramı, Noel, Paskalya gibi bayramlar da öğretilmeli mi? İngiltere ve Amerika yayınevlerinin kitaplarında mutlaka geçiyor bu konular. Bazı özel kurumların, kurum politikası gereği öğretmenlerine bu konuları atlattırdığını da biliyorum. 

Yorumlarda birkaç öğretmenimiz şöyle dedi:

“Teacher diye bir hitap tabii ki var, isterseniz adlarımızla hitap ettirelim. Dil öğretirken kültürel ögeleri kopyalamaya gerek yok İngilizceyi doğru öğrettik de hitabı mı kaldı?”

“Ben de dil ile kültürünün birlikte öğretilmesinden yanayım ancak bu o kültürün kendi kültürümün önüne geçmesi anlamına gelmiyor. Öğrencim ‘miss’ kullanması gerektiğini bilir ama bana istediği gibi hitap eder.”

“Biraz da kültürle alakalı çocuk hiç İng. bilmiyor ama ‘tiçır’ diyor içsel bir kodlama gibi.. Bize uyuyor ve hiç kotu durmuyor.”

“Bize ait bir durum yani. İngilizcede doğru olmayabilir ama bizden bir şey İngilizceyle buluşmuş gibi oluyor.”

“Biz sadece dili öğretmekle değil aynı zamanda kültürü öğretmekle de yükümlüyüz diye düşünüyorum.”

Bloğunda Stevie D. yabancı dil sınıfında kültürü öğretmenin ne kadar önemli olduğundan bahsediyor. Hatta yazar Rita Mae Brown’dan alıntı yaparak” Dil bir kültürün yol haritasıdır,” diyor. Stevie, sınıfta kültürü de öğretmek için 6 yol öneriyor. Özet halinde:

  1. Gerçek hayattan materyaller getirin sınıfa. Gazete, harita, broşür, kitap, araç gereçler, Youtube videoları ve daha fazlası. Sonra da konuşun bu alet ne için kullanılıyor, gazetede neler yazmışlar gibi.
  2. Öğrencilerin kültürüyle öğretilen dilin kültürünü karşılaştırın. Japonların, Amerikalıların çok dakik olduklarını anlatın. Amerikalıların tanışırken el sıkıştıklarını, Fransızların yanaktan öptüklerini söyleyin.
  3. Öğrettiğiniz dili ana dili olarak konuşan birileri getirin sınıfa. Hem unutulmayacak bir anı olur hem de öğrenciler o dilin de kendi içinde farklı konuşulduğunun farkına varırlar.
  4. Yemek her zaman güzel bir fikirdir. Öğrettiğiniz dilin kültüründeki yemeklerin tarifleri, malzemelerden konuşabilirsiniz. Hele de mutfak kültürü zengin bir dil öğretiyorsanız yeme de yanında yat. 😊
  5. Hafıza dostu şarkılar daima yardımcı olur. İçinde kültür ögeleri barındıran şarkılar güzel bir başlangıç, özellikle de çocuk şarkıları.
  6. Çevrimiçi materyaller işinize çok yarar. World Stories gibi dünyanın her yerinden hikayeler okuyabilirsiniz sınıfça. Great Websites for Kids gibi sitelerde her ülkeden öğrencileriniz için yararlı siteler bulabilirsiniz.

Kısaca, Stevie kültürle öğretilen dilin daha da kalıcı hale geldiğiniz söylüyor. Peki siz ne dersiniz bu duruma, sizce dil öğretmek kültür öğretmenin ayrılmaz bir parçası mı? Dilerseniz sınıftaki uygulamalarınızı yorum kısmına yazabilirsiniz.. 

Bir cevap yazın