DÜNYA OKULU: Eğitimi Yeniden Düşünmek

Neyi nasıl öğrenecekleri hakkındaki en temel kararları bile vermelerine fırsat tanınmayan öğrenciler, kendilerini derse tam olarak veremiyor.”

Salman Khan’ın Dünya Okulu kitabından aldığım yukarıdaki cümle ile  başlamak istiyorum. Hepimiz çocuk haklarını az çok biliyoruz, ancak çocukların herhangi bir konuyu nasıl öğreneceklerine karar vermeleri en temel haklarından biri olabilir mi, hiç düşündünüz mü? Eğitimciler olarak günümüz okullarında çocukların hangi konuyu öğreneceklerine, nasıl öğreneceklerine, ne kadar sürede öğrenmeleri gerektiğine önceden karar veriyoruz. Öğrenmelerini istediğimiz bilgileri geleneksel testlerle ölçerek öğrenip öğrenmediklerine karar veriyoruz. Bir not veriyoruz ve süreç burada bitiyor, çünkü geçmemiz gereken başka konular, kazanımlar var. Bu bir doktorun hastayı muayene edip hastalığını söylemesi ve tedavi için bir öneride bulunmamasına benziyor bence.

Okullarımızda belirli bir konu dizisi var, hepsine ayrılan süre önceden belirlenmiş. Oysaki sınıfımızda kaç çocuk varsa o kadar farklı dünya var demektir. Hepsinin bir şeyi aynı sürede öğreneceklerini nasıl varsayıyoruz? Zaten amacımız hepsinin öğrenmesi değil de o süre içinde kimin ne kadar öğrendiğini saptayıp not vermek mi?  Öğrencilerinizden biri sizin iki günde geçtiğiniz bir konu üzerinde günlerce çalışmak isteyebilir mi? Kitapta bu sorular üzerinde geçmiş yıllarda ortaya atılan cevaplar, fikirler, uygulamalar anlatılıyor. Ulaşılan sonuç kulağa hoş geliyor, “Aslında sabit olması gereken öğrencilerin bir konuyu öğrenmesi, değişken olması gerekense öğrendikleri yöntem ve süre. Yani günümüzde okullarda uyguladığımızın tam tersi.”

Öğrencilerin ihtiyaç duydukları her an öğretmene ulaşabilmesi fiziken mümkün değil ancak teknolojinin getirilerinden  yararlanarak bu mümkün kılınabilir. Öğrenciler istedikleri an ulaşabildikleri videolar, programlar aracılığıyla konu anlatımlarını dinleyecekler. Okula geldiklerinde konuyla ilgili alıştırmalar yaparken öğretmenden faydalanacaklar.  Konuyu okula gelmeden öğrendikleri, ödevlerini ise okulda yaptıkları bir yöntem. Bu fikrin nasıl uygulamaya geçirildiğini, avantajları ve dezavantajlarını, Salman Khan’ın bir yeğenine verdiği derslerin nasıl binlerce kişiye ulaşan bir dünya okulu hayaline dönüştüğünü merakla okuyacaksınız.


Yorum Yap

author
Ebru Güngör

Tüm hakları saklıdır. © Mektepp