Dünyanın ilk ve en geniş sosyal girişimci ağı Ashoka, sistemleri dönüştürme potansiyeline sahip sosyal girişimcileri bir araya getiren ve destekleyen küresel bir sivil toplum kuruluşu. Acil toplumsal sorunlara etkin ve kalıcı çözümler getiren sosyal girişimcileri tespit ediyor, onları küresel bir destek ağında buluşturarak potansiyellerini gerçekleştirmelerini ve çözümlerini yaygınlaştırmalarını sağlıyor. Ashoka toplumsal değişimin katalizörleri olan sosyal girişimcilere ev sahipliği yapıyor. 92 ülkeden 3.500’ü aşkın Ashoka Fellowu insan hakları, kalkınma, çevre, sağlık, eğitim, vatandaş katılımı gibi çeşitli alanlarda fark yaratıyor. Ashoka Türkiye, 2014 yılından bugüne, sosyal girişimcileri desteklemenin ve Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosisteminin kapasitesini artıran iş birliği ve projeler geliştiriyor ve çocukların fark yaratan becerini geliştirmek için öğretmenler, ebeveynlerle özel sektör, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile projeler geliştiriyor.

Ashoka Türkiye, değişen dünya koşullarında çocukların; bugün ve gelecekte toplumsal sorunlara ilişkin sorumluluk alan, yenilikçi çözümler üreten, çevresine pozitif katkı sağlayan ve toplum yararı için çaba gösteren bireyler olmaları vizyonuyla çalışmalarına yön veriyor. Çocukların bulunduğu ev, okul gibi ortamlarda ve geniş çevrelerinde fark yaratan becerileri edinmeleri için desteklenmeleri için çalışıyor. Çocuklar için Ashoka Programı kapsamında, bu becerilerin hem birey hem de toplum için en az akademik beceriler kadar önemli olduğu bilincinin oluşturulması ve bu becerileri destekleyen yaklaşımların yaygınlaşması yönünde projeler geliştiriyor.

Çocuklar için Ashoka Programı altında projeler kapsamında;

Öğretmenlerde; Fark yaratan becerilerin hem birey hem de toplum için en az akademik beceriler kadar önemli olduğu bilincinin oluşturulması ve bu becerileri destekleyen yaklaşımların öğretmenlerin günlük pratiklerine yansıması için derlenmesi ve yaygınlaşması için Fark Yaratan Sınıflar Eğitimde Yenilikçi ve Güçlendirici Yaklaşımlar Projesi’ni yürütüyoruz.

Ebeveynlerde; Fark yaratan becerilerin önemine ilişkin durum tespitinin ardından; anlaşılır ve uygulanabilir önerilerle bu becerileri ebeveynlerin günlük pratiklerine taşımaları için desteklenmeleri yönünde 2018 mayıs ayından bu yana Fark Yaratan Ebeveynlik Projesini yaşama geçiriyoruz.

Fark yaratan becerilerin toplumsal yaşamla ilişkisini kurmalarına destek olmak için Fark Yaratan Ebeveyn temalı canlı yayınlar gerçekleştiriyoruz. Değişim liderlerinde; işbirliği, kolektif etki ve fark yaratan becerilerin bireysel ve kurumsal söylemlerine yansıması için desteklenmeleri için çalışıyoruz.

Fark Yaratan Beceriler

Ashoka “herkes fark yaratabilir” ilkesinden yola çıkarak, empati, ekip çalışması, liderlik, problem çözme, yaratıcılık becerilerini “fark yaratan beceriler” olarak adlandırıyor. Psikoloji disiplininde “sosyal ve duygusal öğrenme”, eğitim alanında farklı kaynaklarda “21. yüzyıl becerileri” ya da “yaşam becerileri” olarak da karşımıza çıkan bu yetkinlikleri Ashoka, fark yaratan beceriler olarak tanımlıyor. Ashoka için fark yaratan becerileri edinmek, bu becerileri toplumsal dönüşüme katkı sağlamak için kullanmayı da kapsıyor.

Çalışmalarımızın arka planı,

2018’de okula başlayan çocuklar 2030’da genç yetişkinler olacak. Henüz öngörülmemiş ekonomik, çevresel ve sosyal problemleri çözmek zorunda kalacaklar. Eğitimin, çocuklara hem kendi yaşamlarını şekillendirme ve hem de kendilerinin ve başkalarının yaşamına olumlu katkıda bulunma amacı taşıması beklenir. Ashoka, değişen dünya koşullarında çocukların; bugün ve gelecekte toplumsal sorunlara ilişkin sorumluluk alan, yenilikçi çözümler üreten, çevresine pozitif katkı sağlayan ve toplum yararı için çaba gösteren bireyler olmaları vizyonuyla çalışmalarına yön veriyoruz.

Dünya Ekonomik Forumu da 2020 yılı itibariyle eğitimde; problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, işbirliği, duygusal zeka ve sorumluluk-karar alma becerilerinin yer bulması gerektiğini vurgulamış, OECD Education 2030 programında da sosyal ve duygusal becerilere yer vermiştir. MEB 2023 Eğitim Vizyonu belgesinde de; eğitimin akıl ve kalp bütünlüğü sağlaması gerektiğinden, eğitimin öğrenci, öğretmen, okul ve ebeveynin içinde yer aldığı bir ekosistem olması gerektiğinden ve insanlık değerleriyle harmanlanması gerektiğinden söz edilmektedir. Ayrıca edinilen bilgilerin çağın ve geleceğin beceriyle desteklenerek insanlık yararı için kullanımına da vurgu yapılmıştır.