Kuram İyi De Sınıfta Ne Yapmalı?

Öğretmen adayları eğitim fakültesine başlar.
Sonra dersler başlar.
Derslerde şu kuram şu kişiye aittir ve bu kuramda bunu demek istemiştir?
Ee peki nedir bu kuram? Kuram, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü. (www.tdk.com)

Farklı tanımlar mevcuttur. Tanımın çok bir önemi yok aslında. Kuramı sınıfa uyarlamak önemli olandır. Öğretmen zil çaldığında sınıfında pek kuramlar aklına gelmez, ben şimdi öğrencilerime nasıl faydalı olacağımdır akıllarına gelen. Bu sebeple bir öğretmen tarafından sorulan kuram iyi de sınıfta ne yapmalı sorusu KURAM İYİ DE SINIFTA NE YAPMALI kitabının adımların atılmasına neden olmuş.

Editörlüğünü Nihal Kuyumcu hocamızın yaptığı bu kitap, biz öğretmenlere sınıf içinde kullanabileceğimiz birçok etkinlik sunmakta. Bilgi ve uygulamanın harmanlandığı bu kitap öğretmenlere rehber olacak nitelikte.
Sunuş bölümünde öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırma öğretmen rollerinin bir anne, okulun da ev olduğu yönünde olduğu olumlu bir bakış açısı, öğretmeni sinir küpünü okulu da hücreye benzeten olumsuz bir bakış açısı vardır. Öğrencilerin okula ve öğretmene bakışı biz öğretmenlerin ellerindedir. Okulu, sınıfı daha keyifli hale getirmek için ne yapabiliriz?

İlk bölümünde “Sınıfa Parende Atarak Girebilen Öğretmen Olmak” başlığı çok dikkat çekici bir başlıktır. Bu başlığın çıkış noktası bölümde şu şekilde anlatılmaktadır: “Sınıfa parende atarak girebiliyor musunuz, taktığınız kırmızı bir palyaço burnuyla ya da kafanızda garip, abartılı bir şapkayla? Eğer bunlardan birini bir kez olsun denediyseniz veya okurken “Bunu mutlaka denemeliyim!” diyorsanız siz öğrencileri tarafından çok sevilen, harika bir öğretmen olabilirsiniz! Sanırım, profesyonel yaşantınız da çok keyifli geçiyor. Eğer keyifli geçmiyorsa, emekli olacağınız günü sayıyorsanız hayat sizin için çekilmez olmalı. Kaotik bir ortamda, bunaldıkça sesiniz yükseliyor, sesiniz yükseldikçe çocukların sesi de yükseliyor olmalı.” olarak ifade edilmektedir. Bu bölüm “Öğretmen bir tiyatro oyuncusu gibi olmalı”, “Rahat ifade edebilme”, “Soru sormak”, “Dikkatleri dağıldığında”, “Derse hazırlık” gibi başlıklarla bir öğretmenin sınıf içinde kullanabileceği ipuçları sunmaktadır. Devamında öğretmenlerin sınıf içinde kolaylıkla kullanılabilecekleri, öğrencilerin de zevk alacakları doğaçlama etkinlikleri bulunmaktadır. Bu etkinlikleri derslere ve branşlara göre entegre edebilirsiniz.

Sanat eğitimi derslerimizde genellikle es geçilmektedir. Kitabın ikinci başlığı bu noktaya parmak basmaktadır. “Sanat Eğitimi mi Dediniz? Ne Gerek Var?” başlığı, içeriği az çok ele vermektedir. Bu bölüm bir nevi sitem niteliğindedir. Müze bilinci, sanat eğitiminde yapılmaması gereken, yapılması gerekenler gibi bölümleri içinde bulunmakta ve farklı yaş gruplarına uygulanan etkinlik örnekleriyle desteklenmektedir.
Sitemizde sınıf içi etkinlikler bölümünde “Kadın Portreleri” adlı etkinlik, kitabın bu bölümünden yararlanılarak siteye eklenmiştir.

Erken yaşlarda öğrencilere görsellerle desteklenmiş olarak sunduğumuz ders içerikleri, öğrencilerin yaşları ilerledikçe sade metinlere dönmektedir. Oysa karikatür gibi eğlenceli, dikkat çekici hale getirilebilmelidir. Görsel okumayı desteklemek aslında hayatımızda bir çok akademik branşa da destek vermek demektedir. Örneğin, geometri, coğrafya, matematik. Aynı zamanda mimarlık mühendislik gibi meslek gruplarına faydası bulunmaktadır. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda görsel okuma, görsel dikkat önemlidir. Kitabın üçüncü başlığı olarak önümüze çıkan görsel okuma, önemi ve etkinlik desteğiyle bizlere yardımcı olmaktadır.
Yaşamın içinden bir kesit başlığı yaratıcı dramanın sınıfa nasıl entegre edilebileceğini göstermektedir. Yaratıcı dramanın önemine başlığın hemen altında bulunan şu yazı ışık tutmaktadır. “Son yıllarda eğitimdeki yeni yapılandırmalarla birlikte derslerde özellikle öğrencileri merkeze alan, öğrencilerin daha çok katılımını sağlayan yöntemlerin kullanımı artmaya başlamıştır. Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı derslerin sınıf ortamında işlenmesiyle beraber, öğretmenlerden eski sistemden (davranışçı yaklaşım) fazla olmaya başlamıştır. Her ne kadar bu yeni sistemin içerisinde öğretmenden daha çok rehber olması ve öğrencilerin merkezde yer alması beklense de, bu durum öğretmenin iş yükünü arttırmıştır. Çünkü öğrencilerin aktif olmalarını sağlarken, verilmesi gereken kazanım dahilinde konuları işlemek ve bu bağlamda sınıf ortamında aktif öğrencilerle dersi şekillendirebilmek kolay olmaktadır.” Öğrencilerin aktif olmalarını sağlarken neler yapabiliriz? sorusuyla doğmuş etkinliklere başvurulmuştur. Yaratıcı drama bu noktada öğretmenlere yardımcı olmaktadır. Yaratıcı drama nedir, atölyelerinde kullanılabilecek teknikler (eş zamanlı doğaçlama, öğretmenlerin role girmesi/öğretmen rolde, donuk imge/fotoğraf anı, rol içinde yazma) ve birçok etkinliğe ulaşabileceğimiz kapsamlı bir başlık olmuştur.

Kitabın beşinci bölümü “Gelişimin Sihri: Yaratıcılık”. Bu bölümde öğrencilerimizle yapabileceğimiz yaratıcılık etkinlikleri sunulmuştur. Bunlar; “beyin fırtınası, altı şapkalı düşünme, morfolojik sentez, sinektik, scamper, nitelik listeleme, yaratıcı problem çözme.” Kitabın bu bölümünde teknikleri kolayca anlayıp etkinlikleri öğrencilerinizle uygulayabilirsiniz.

Yaratıcı düşünmenin önemine vurgu yapıldıktan sonra gelen bir diğer bölüm “Eleştirel Düşünen Çocuk”. Eleştirel düşünme; genelde düşünmenin, özelde ise öğrenmenin hedeflerinden birisidir. Eleştirel düşünmeyi sağlamak için biz öğretmenler neler yapabiliriz sorusundan ortaya çıkmış bu bölüm bizleri de bu noktada destek olmaktadır. Yapılandırmacı yaklaşımın hedeflerinden biri öğrencilerin kendi öğrenmelerini düzenlemelerini sağlamaktır. Bilgiyi doğrudan öğrenciye vermemek, bilgiye ulaşmasını sağlamak biz öğretmenlerin görevidir. Bu noktada öğrencilerin deneyimlerini arttırmak, zihinsel bağlantıları arttırmaktadır. Görevleri başarmaya çalışan öğrenci birçok sorunla karşılaşacak çözümler üretecek bu şekilde bilgi kalıca hale gelecektir. “Öyle Bir Ödev Ver ki…” başlığı işte tam bu konuya parmak basıyor. Matematik dersinde açı konusunun yapılandırmacı anlayışa olarak işlenmesine dair bir öneri kısmında tam olarak neler yapabileceğimizi anlıyoruz.
Öz düzenleme için gerekli olan bir diğer konu yansıtıcı düşünmedir. Öğrenme sürecinde farkındalık yaratan, bilgi ve deneyimlerin dikkatle değerlendirilmesiyle sonraki uygulamalara yön verebilen bir düşünme becerisidir. Yansıtıcı düşünme, geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bağ kırmayı sağlayan bilişsel bir farkındalıktır. (Tan, K.S. & Goh, N.K.(2008) akt. Ceran, E.). Yazar, yansıtıcı düşünme kartlarının önemi üzerine vurgu yapar ve kartlara örnekler verir. Yansıtıcı düşünme kartları ile gün sonunda alınan dönütler hem öğretmene hem de arkadaşlarına önemli yansıtmalar olacaktır. Bu kartlar; Bugün ben öğrendim ki…
Bugün ben bir problemi çözdüm ki…
Ben tahmin ediyorum ki…
Bugün başarılıyım çünkü…
Öğrendiğim yeni bilgileri unutmamak için….
Bence bu etkinliği öğrendik çünkü…
Öğrencilerinizle birlikte etkinlik sonunda, ders sonunda, gün sonunda bu kartları kullanabilirsiniz.
Kuram iyi de sınıfta ne yapmalı? kitabı öğretmen adaylarına, öğretmenlere bir ışık niteliğinde. İçerisinde bulunan bolca etkinlik biz öğretmenlerinin kendini geliştirmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Okumanızı tavsiye ederim.

https://www.dr.com.tr/Kitap/Kuram-Iyi-de-Sinifta-Ne-Yapmali-Ogretmenin-El-Kitabi/Kolektif/Egitim-Basvuru/Egitim/urunno=0001688256001
Editör: Nihal KUYUMCU


Yorum Yap

author
Zeynep Yazgı

Tüm hakları saklıdır. © Mektepp