ÖĞRENCİ TASARIMI BİR STÜDYONUN SİHRİ

5. sınıfta olan 120 öğrencimiz var.

5. sınıf koridorumuzda on adet öğrenme alanımız bulunmakta.

Ve yıla başlarken bu 120 öğrencinin bahsi geçen on öğrenme alanını ortaklaşa tasarlama ve kurma inancı ve sahiplenme duygusuna sahip olması gerektiğine inanıyorduk.

Sonuç olarak başardılar. Ve bu oldukça harika bir şeydi.

1. Günden Önce 

Her zamanki gibi takımımız neden diye sormakla başladı. Eğitim danışmanlarımızın yardımıyla takım olarak öğrencilere kendi öğrenme alanlarını kurdurmanın, yeni yıla kendi iradeleri için saygıyla ve destekle dolu başlamanın neden esas olduğu noktasında hemfikir olduğumuzdan emin olmak için konuştuk. Oradan muhtemel nasıllara ve nedenlere ilerleyebildik ama biliyorduk ki, planların çoğu her bir gün içinde olacaklara bağlı, o yüzden ufak bir ilk adımla başladık : “alanı bozmak”.

Öğrencilerin gerçekten alanı sahiplenebilmeleri için onlara – özellikle de bizim düşüncelerimiz, kararlarımız ve düzenimizden bağımsız boş bir tuval (planlarını gönüllerince çizebilecekleri) temin etmemiz gerektiğini düşündük. Aynı zamanda, öğrenciler kendi seviyelerindeki bütün mobilyaları, kaynakları ve materyalleri kolayca görebilmeli ve onlara erişebilmeliydiler. O yüzden bunların hepsini ayrı alanlara dizdik. Bütün masaları bir alana, koltukları bir diğerine, rafları bir başkasına, çöp kutusu/kutu/düzenleyici gibi materyalleri bir yere, tüm tüketim malzemelerini bir diğerine ve bütün el becerisi ve öğrenme kaynaklarını başka bir alana koyduk. Ve bütün duvarın, rafın, dolabın ve kutunun boş olduğuna emin olduk.

 

Ayrıca velileri de bilgilendirmenin ve dâhil etmenin ne kadar önemli olduğunu biliyorduk. O nedenle okulun ilk gününden birkaç gün önce onlara (amacımızı, çocukların öğrenme ortamlarını sahiplenmeleri için orayı düzenlemelerin önemini ve bunu nasıl yapacağımızı anlatan) maili yolladık.

  1. Gün

Birinci günde öğrencilere aşağı yukarı şöyle bir şey söyledik: “Haydi çocuklar, kendi stüdyonuzu kurun!” Çok fazla yönlendirmeyi önlemek ve bizim düşüncemizin kazara onlarınkine sızmadığından emin olmak istedik. Ayrıca bu süreci öğrencilerin kim olduklarını, o an ne düşündüklerini, öğrenme ve okulla alakalı ne düşündüklerini ve anladıklarını teşhis etme amacıyla da kullanmayı amaçladık. Mekanda oldukça büyük ve ağır mobilyalar olduğundan, öncesinde bir güvenlik bilgilendirmesi yaptık ve eşyaları nasıl kaldırıp taşıyacaklarını, gerektiğinde bizden nasıl yardım isteyeceklerini anlattık. 

Ve başladılar.

En başından itibaren hareketlerini, girişimlerini, düşünmelerini ve takım çalışmasını izlemek inanılmazdı.

O anda, yaratıcılıklarını ve harika fikirlerini görmeye başladık:

Yetişkinler için unutulmuş öğle yemeklerini bırakabilecekleri bir masa

Bir mekân içi hentbol sahası

Bir hoş geldiniz panosu

Ve farklı öğrenme alanlarının ortaya çıktığını gördük:

Birinci günün sonunda öğrenciler 7 sınıf kurmayı başardılar.

2. Gün

Öğrencilerin ilk düzenleme teşebbüsü harika geçmiş olsa da çoğunun kafasında “okulu düzenlemek” fikri olduğunu açıktı ki bu bir an önce değiştirmek istediğimiz bir yaklaşımdı. O nedenle, küçük istişare gruplarında, çocuklara rehberlik ederek bir beyin fırtınası etkinliği ile stüdyo kavramı üzerinde düşünmelerini sağladık. 

Öğrencilerin stüdyo kavramı üzerine düşüncelerini toparlamaya ve düzenlemeye yardımcı olduktan sonra, onlara çetrefilli bir soru sorduk.

Biz- “Dün size kendi stüdyonuzu kurun dedik. İnsanlara, mekanlara, materyallere ve beyin fırtınamızdan çıkan amaçlara bakarak, gerçekten stüdyolarınızı kurdunuz mu?”

Onlar- “Hayır.”

Biz- “Dün ne kurdunuz o zaman?”

Onlar- “Sınıfları.”

Biz- “Peki, bir kere daha denemek ister misiniz?”

Onlar- “Eeeveeeeeetttttt!!!”

Böylece yeniden denediler. Fazlası vardır eksiği yoktur, tam anlamıyla harikaydı! Özgün ve hedefteki uğraşımızı ve çabamızı destekleyen alanların ortaya çıktığını görmeye başladık.

Ama fark ettik ki öğrenciler aslında alanları inşa etme amacımızı düşünmüyorlar. Kapıları olan iki küçük odamız, bir kapılı büyük odamız, dört orta büyüklükte 3 duvarlı ve iki geniş açık alanımız var. Ancak öğrenciler alanların özelliklerini göz ardı ettiler. O yüzden, düşüncelerini daha ileri taşıyabilmek için tekrar küçük istişare gruplarına ayrıldık. Birlikte alanların özelliklerini analiz ettik ve o alanda ne tür bir stüdyo olması gerektiğini tartıştık. Açıkçası, net bir doğru ya da yanlış cevap yoktu; aynı oranda uygun olan bir çok seçeneğe ulaştık.

3. Gün

İstişare gruplarından çıkan en sevilen seçenekleri aldık ve 3 ana kat planı olarak birleştirdik. Sonrasında öğrenciler ve danışmalar kat planlarını analiz ettiler ve seçimlerini yaptılar.

B Seçeneği (Option B) açık ara farkla seçildi. Biz de onunla devam ettik (Belli ilgi alanlarına göre odaların bölünmesi gösterilmiş.).

Sonra öğrencileri yardım etme motivasyonlarının olduğu takımlara dahil ettik.  

Alttaki resimde takımları ve öğrenci dağılımını görebilirsiniz: Film, resim, dans, kitap, oyun, rahatlama, tiyatro, müzik, moda, spor, teknoloji, bilim, matematik, özel

Akabinde, öğrenciler takımlarıyla B seçeneğini hayata geçirmeye başladılar. 

Alanımızın şekil almaya başladığını gördük ama öğrencilerin küçük detaylara değil de büyük şeylere odaklandığını fark ettik. O nedenle, onları bir araya topladık ve şu 6 soruyla görüşlerini genişletmeye çalıştık:

  • Stüdyonun ihtiyacı olan materyaller nelerdir? Onları nerede bulabilirsiniz? Hangilerine ihtiyacınız yok? Nereye koyabilirsiniz onları?
  • Sahip olduğunuz şeylerin tüm yıl kalacağından nasıl emin olabilirsiniz?
  • Hangi eşyaları sergilemeli, depoya kaldırmalı, saklamalı, atmalı ya da bağışlamalısınız?
  • Alanınızda hangi güvenlik kaygılarını gütmelisiniz?
  • 130 kişi için de eşyaları kolayca bulabilmek için ne yapmalısınız?
  • Estetik hakkında düşündünüz mü? Bu alan size hoş, samimi ve havalı geliyor mu?

Ondan sonra alanların şekillendiğini gördük.

Hareketlerin ve düşüncelerin daha düzenli olduğunu gördük.

Estetiğe daha bir önem verildiğini fark ettik.

Yönergeler ve işaretler görmeye başladık.

Her alanda neye ihtiyaç olduğuyla ve onu nasıl elde ederizle alakalı daha fazla fikir gördük.

 

  1. Gün

Bütün alanlar 130 kişi tarafından kullanılacağı için, her takımın kendi takımında olmayan kişileri de düşünmeleri ve onların fikirlerini almalarının önemli olduğunu düşündük. O yüzden, öğrencilere her alanı gezmeleri ve stüdyo düzenleme sorumlusu olan arkadaşlarına geri bildirim yapmaları için fırsat tanıdık.

Takımlar geri bildirimleri analiz ettiler ve akranlarının fikirleri ve endişeleriyle alakalı harekete geçtiler.

5. Gün

Bu noktada alanlar şekillenmeye başladı ama fark ettik ki çoğu öğrenci (birkaçı hariç) alanında ne olduğuyla alakalı öteyi göremiyor. Daha fazla nelere ihtiyaçları olduğu, onları nerelerden alabilecekleri ve tabi ki biz yetişkinlerin onları bu süreçte nasıl destekleyeceğimiz hakkında düşünmelerini teşvik ettik:

  • Stüdyonuz için başka neye ihtiyacınız var?
  • İhtiyaçları nereden ve nasıl temin edebiliriz?

6. 7. ve 8. Günler

Bu noktada bir durağanlık fark ettik. Öğrenciler yapabilecekleri kadar şeyi yapıyor ama sonra ne yapacaklarına emin olamıyorlardı. Bu bizim için büyük bir ipucu oldu; araya girmenin ve onlara ötesini göstermenin zamanı gelmişti. Her takıma bir yetişkin katıldı ve koçluk yaptı. Her bir koç kendi tarzında destekledi grubunu ama hepimiz öğrencilerin düşünme süreçlerini ve düzenlemelerini bir sonraki adıma taşıma mevzusunda aynı görüşü paylaştık.

Bu desteğin onların kendilerini aşmalarına ve alanlarında daha küçük detayları düşünmelerine yardımcı olduğunu fark ettik.

Daha da havalı fikirler ortaya çıkmaya başladı!

 9. Gün

Sonunda bütün alanlar tamamlanmıştı (yıl boyunca üzerine düşünme, düzeltme, yeni fikirler ve değişiklikler yapabilme fırsatımızın olduğunun farkında olarak).

Bir kitap köşemiz oldu…

Ve bir tasarım ve sanat stüdyomuz…

Bir kayıt stüdyomuz…

Bir matematik ve bilim laboratuvarı…

Bir meclis/toplanma yerimiz…

Bir drama stüdyosu…

Bir fitness stüdyosu…

Bir dijital üretim stüdyosu…

Bir “rahatlama” stüdyosu…

Bu noktada, öğrendiklerini anlamak için biraz durma ve bunu dile getirme zamanıydı. Öğrencilerin son 9 günleri üzerinde düşünmelerini sağladık ve pek fark etmeseler de, onların alanları tasarlama ve kurma deneyimlerinde saklı Öğrenen Profili, PYP tutumları, ATL becerileri, matematik ve dil akımlarını fark ettik ve adlandırdık.

Sonra ailelerin, diğer seviyelerdeki öğrencilerin ve ziyaretçilerin okulumuzda yılın ilk iki haftasında gerçekleşen öğrenmenin hangi alanlarda olduğunu anlamalarını sağlamak için düşüncelerimizi ve resimlerimizi sergiledik.

      10. Gün

Şimdi, stüdyolar tamamen kurulmuştu ve hepimiz için bu harika alanları keşfetme ve kullanma zamanıydı.

Aynı zamanda bu alanları ailelerle paylaşma ve onlara gösterme zamanıydı. O yüzden, Okula Dönüş Gecesi’nde öğrenciler ailelerine tüm öğrenme alanlarını gezdirdiler. Aileleri geri bildirim yapmaya ve sürece dahil olmaya davet ettik.

Alttaki resimde ailelerin geri bildirim olarak yazdıkları bulunmaktadır:

Düşünceler:

  • Okulun ilk birkaç haftası eğlenceliydi.
  • Öğrencilerimizin düşünce sistemleri, girişkenlikleri, takım çalışmaları, problem çözme ve yaratıcılıklarıyla alakalı veriler elde ettik.
  • Güçlü bir topluluk bilinci kuruldu.
  • İzin alma kültürü değil, girişimcilik kültürü ortamı oluştu.
  • Öğrencilerin yıl boyunca yararlanabilecekleri alanları, kaynakları ve materyalleri anlamalarına yardımcı oldu.
  • Derslik zihniyetimizi kırma konusunda bizi zorladı.
  • Öğrencilere onları öğrenen ve insan olarak desteklediğimizi ve onlara saygı duyduğumuz konusunda ciddi olduğumuzu gösterdik.

Bu her işe dört elle sarılan, risk alan takımın bir parçası olduğum için oldukça şanslı hissediyorum. Aynı zamanda okul yönetimi ve aileler bizlere güvendiği ve yaklaşımımızı anlama ve parçası olma noktasında ellerinden geleni yaptıkları için de şanslı hissediyorum. Ayrıca bizim liderimizin, yöneticimizin ve okul idarecimizin bizi anlamakla kalmayıp halka açık olarak paylaşıp, kutlayıp bizleri desteklediği bir okulda olmaktan dolayı son derece şanslı hissediyorum.

Alttaki resimde bahsedilen kişinin tweeti:

Eğer öğrencilerinizin kendi alanlarını kurmasını istiyor ama takımınızın, idarecinizin veya liderinizin desteklemediği bir okuldaysanız; “Enhanced PYP” sizin arkanızda, unutmayın!

Metnin orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

 


Yorum Yap

author
Aişe Kılıç

Tüm hakları saklıdır. © Mektepp